BİLİM, SANAYİ VE TEKNOLOJİ BAKAN YARDIMCISI DOÇ. DR. HASAN ALİ ÇELİK FAKÜLTEMİZDE SEMİNER VERDİ.
13 Mart 2018 14:47

Gazi Üniversitesi Teknoloji Fakültesi, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Sayın Doç. Dr. Hasan Ali Çelik konuşmacı olarak katıldığı ‘Bilim, sanayi ve Teknoloji’ konulu bir seminer düzenlendi.

Teknoloji Fakültesi Konferans Salonunda düzenlenen seminere Rektörümüz Prof. Dr. İbrahim Uslan ve Teknoloji Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Adnan Sözen, öğretim üyeleri, davetliler ve öğrenciler katıldı.

Çelik, bir Gazili olarak Teknoloji Fakültesinde seminer vermekten dolayı mutlu olduğunu ifade ederek, milletvekilliği görevinden bu yana sanayi konusu üzerine çalışmalar yaptığını anlattı ve bu sayede Türkiye’deki tüm sanayi yatırımlarını yakından görme ve inceleme fırsatını bulduğunu söyledi. Bilimi bir arayış, teknolojiyi ise insan hayatının kolaylaştırılması olarak niteleyen Çelik, günümüzde üretimin hala çok önemli olduğunu ancak bunun nitelikli ve yüksek katma değerli olmasının bir ülkenin kalkınmasında önemli bir şarttır vurgusu yaptı.

Çelik: Yap Bul ve Üret

Çelik, bu sebeple Türkiye’nin nitelikle ve yüksek katma değerli ürünlere yönelmesi gerektiğine işaret ederek, “Biz de girişimcilerimize ‘yap, bul ve üret’ diyoruz. Geçmişteki hatalarımızdan dersler çıkarmalıyız. Vecihi Hürkuş 1930 yılarda uçak planları hazırlamış ama uçakları üretememişiz. Bugün geldiğimiz noktada Afrin’de görev yapan İHA’ları biz üretiyoruz. Terörlü mücadelede İHA’lar çok işimize yaradı” diye konuştu.

Çelik üretim için küçük sermayelerin bile yeterli olabileceğine dikkat çekerek, “Günümüzde evinizdeki bilgisayarla bir yazılım geliştirebilirsiniz. Bu yazılımlarla yüksek gelirler sağlamanız mümkün. Örneğin hepimizin kullandığı WhatsApp uygulaması yakın bir geçmişte 19 milyar dolar ücrete isim hakları satıldı. Biz yakın geçmişte yazılımı sanayi ürünü kapsamına aldık” dedi.

Türkiye’nin yakın geçmişte orta düşük teknolojiden orta yüksek teknoloji üreten ülkeler arasına girdiğini anımsatan Çelik, “Ülke olarak yeni araştırmalara yeni ürünlere ihtiyacımız var. Orta yüksek teknolojiden yüksek teknoloji üreten ülkeler arasına girmek istiyoruz. Bu sebeple yetişmiş her birey bizim için bir sermaye ve bizim için büyük önem taşıyor. Girişimcilerimizin fikirlerine ve önerilerini dikkate alıyoruz” ifadelerini kullandı.

Rektörümüz Uslan: Gazi Üniversitesi Üzerine Düşen Görevi Yapıyor

‘Allah bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın’ diyen Milli şairimizin merhum Mehmet Akif Ersoy ile Zeytin Dalı Harekatı’nda şehit olan ve diğer tüm şehitlerimizi rahmetle anarak sözlerine başlayan Rektörümüz Uslan, Akif’in İstiklal Marşını yazmak kalem bulamadığını ve İstiklal Marşımızın mısralarını Tacettin Dergahı’nın duvarına çiviyle yazdığını anımsatarak, “Türkiye o günlerden bu yana çok gelişti. Bugün geldiğimiz noktada savunma sanayinin %70’ini üretir hale geldik” diye konuştu.

Gazi’nin ilan edilen 10 araştırma üniversitesinden biri olduğunu anımsatan ve ASELSAN ile imzaladıkları protokole bir ilki gerçekleştirdiklerini vurgu yapan Uslan, ülkemize özgü lisanüstü, 4’üncü nesil üniversite modeliyle, üniversitelerin bizzat sanayinin içinde olması ve savunma sanayisinde kritik teknolojilerin millileştirilmesi konularında çalışma yapılması için akademi kurulduğunu anlattı. Uslan ayrıca TAI ile birlikte yürüttükleri stajyer-mühendis programının da devam ettiğini anımsattı.

Dekanımız Sözen Mehmet Akif Ersoy’u anarak sözlerine başladı ve Dünyada bilim ve teknoloji alanında yaşanan hızlı değişimler özellikle gelişmekte olan ülkeler için hem fırsat hem de risk oluşturduğunu söyledi. “Gelecek dönemlerde özellikle bilgi teknolojileri, yapay zeka, otomasyon, ileri üretim teknikleri, malzeme bilimi, nano teknoloji, bio teknoloji gibi alanlarda yaşanacak gelişmeler dünyadaki sosyal kültürel ve askeri gelişmeleri şekillendirecektir” diyen Sözen, “Üretimde yerli katma değeri arttırmak, sürdürülebilir üretime imkan veren, daha yüksek teknolojili ürün desenini geçmek ve küresel değer zincirinin daha üst basamaklarına çıkmak, sanayi sektörümüzün karşı karşıya olduğu konulardır. İş gücünün niteliğini arttırmak, bilgiye dayalı bir üretim yapasına geçiş yapmak ve ekonomide verimlilik artışına sağlamak için uygulanan stratejiler ülkemizin rekabet gücünü artırmamızda kilit rol oynamaktadır. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın geliştirdiği üniversite-sanayi işbirliği çerçevesinde birçok program bulunmaktadır. Bu programlarla birlikte teknolojinin gelişip amacına ulaşmasında üniversitelere özellikle mühendis yetiştiren fakültelere büyük görevler düşmektedir” şeklinde konuştu.